30 Kasım 2010 Salı

ÜZ GÜNÜM




Üzgünüm adam olamadım
Yağmur gibi göğsüne dolamadım
Üzgünüm aşkım hem de çok
Üzgünüm gül olup saksında solamadım

Biliyorum seni çok yordum
Kendi hatalarımı senin yüzüne vurdum
Üzgünüm aşkım hem de çok
Üzgünüm boşuna oyaladım durdum

Pişmanlık fayda etmez bilirim
Adam değil ben eşeğin biriyim
Üzgünüm aşkım hem de çok
Üzgünüm seni çok seven serseriyim

Ne yapsam, ne söylesem ben sana
Nasıl inandırsam gelsem de kapına
Üzgünüm aşkım hem de çok
Üzgünüm sensiz uyanamam sabaha

Şiir de okusam çiçek de alsam boş
Gönül dediğin yaralı bir kuş
Üzgünüm aşkım hem de çok
Üzgünüm vuruldum sen bana koş

Bundan sonra görmesen de beni
Okumasan yazdığım tek hecemi
Üzgünüm aşkım hem de çok
Üzgünüm yalnız geçireceğim her gecemi

Gözlerin o kadar uzaktı ki bana
Her gidişin o kadar tuzaktı ki bana
Üzgünüm aşkım hem de çok
Üzgünüm üzdün o kadar yazıktı ki bana

Ben şimdi ne yapayım ne diyeyim
Seninle miyim yoksa sensiz miyim
Üzgünüm aşkım hem de çok
Üzgünüm bu dünyayı bırakıp gideyim

Bir gün benim olacağını bir bilsem
Gözlerin yaşardığında yalnız ben silsem
Üzgünüm aşkım hem de çok
Üzgünüm kapında bekleyen ya ben değilsem

Bu aşk cehennem sınırını aştı
Gönlüm sensizlikle doldu taştı
Üzgünüm aşkım üzgünüm hem de çok
Üzgünüm aşık oldum evdeki hesap şaştı

26 Kasım 2010 Cuma

Ağustos Akşamı




Ağustos akşamları severim seni
Gündüzün kısa gecenin uzun olduğu akşamlarda
Sen sessiz, ben sensiz; kimsesiz
Ağustos akşamları severim seni
Gönlüm beklemekten yorgun
Gözüm yolda, kulağım kapıda
Aslında biliyor musun
Ağustos akşamlarını severim ben
Akşam olmadan gelirim eve erkenden
Bir türkü tuttururum seni beklerken
Bir kadeh rakı koyar
Bir şiir kitabı açar
Benim için yazmadığın şiirleri arar gözlerim
Beni özlemeni o kadar özlerim
Ki bu özlemek değil aslında
Beklemektir seni boşu boşuna
Belki gelirsin, elinde bir kağıt
Ya da birkaç satır yazıyla
Olur ya sevesin gelir
Tutar açarsın gönlünü bana
Gözlerime bakmadan anlatırsın
Aşkı değil de aşkını bana
Ağustos akşamlarını severim ben
Gündüz hiç bitmez
Aşkın geceye yetmez
Yazdığım onca şiir
Bir hece etmez
Ağustos akşamlarını severim ben
Çünkü yaz adamıyım ben
Dilim tek sözcük tutmaz
Yüreğim ağzımdadır
Elim yazmaya varmaz
Bol keseden aşık olurum sana
Bol keseden severim seni
Ağustos akşamlarını severim ben
Hoş, seveceğim başka bir şey var mıdır bilmem
Her akşam başka bir yalnızlık
Başka bir korku ya da umutsuzluk
Kısacası hep sensizlik
Seninle bile kimsesizlik
Ağustos akşamlarını severim ben
Gün bitmez, gece olmaz
Sensizlik içime dolmaz
Ne korkuyu beklerim ne de uykuyu
Ağustos akşamları geç gelir karanlık
Gündüz benimsindir gece ise onun
Korkunun yani yokluğun
İşte bu yüzden
Ağustos akşamları,
Severim seni ben

22 Kasım 2010 Pazartesi

DÜŞÜ NE BİLİYORUM



Kimdi o kedi, zamanın
eşyayı örseleyen korkusunda
eğerek kuşları yemlerine,
bana ve suçlarıma dolanan?

Gök kaçınca üzerimizden ve
yıldız dengi çözüldüğünde
neydi yaklaşan
yanan yatağından aslanlar geçirmiş
ve gömütünün kapağı hep açık olana?

Yedi tül ardında yazgı uşağı,
görüldüğünde tek boyutlu düzlüktür o
ve bağlanmıştır körler
örümcek salyası kablolarla birbirine
sevişirken,
iskeletin sevincini aklın yangınına
döndüren, fil kuyruğu gerdanlıklarla.

Yine de, zaman kedisi
pençesi ensemde, üzünç kemiğimden
çekerken beni kendi göğüne,
bir kahkaha bölüyor dokusunu

düşler marketinin,

uyanıyorum küstah sözcüklerle:
Ey, iki adımlık yerküre
senin bütün arka bahçelerini
gördüm ben!


N. M.

9 Kasım 2010 Salı

BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİM



Bu kadar yürekten çağırma beni!
Bir gece ansızın gelebilirim.
Beni bekliyorsan, uyumamışsan,
Sevinçten kapında ölebilirim.

Belki de hayata yeni başlarım,
İçimde küllenen kor alevlenir,
Bakarsın hiç gitmem kölen olurum,
Belki de seversin beni kim bilir.

Kal dersen, dağlarca severim seni,
Bir deniz olurum ayaklarında,
Aşk bu özleyiş bu, hiç belli olmaz,
Kalbim duruverir dudaklarında.

Ya da unuturum kim olduğumu,
Hatırlamam belki adımı bile,
Belki de çıldırır, deli olurum,
Sana kavuşmanın heyacanıyla...

Aşk bu, bilinir mi nereye varır,
Ne durdurur özlemini, seveni...
Bakarsın ansızın gelebilirim,
Bu kadar yürekten çağırma beni.


Ü. Y. O.

GÖZLERDE SEVİŞMEK



Seninle yaşanacak bir aşkın öyküsünü
Bir giz gibi derinden dün yaşattı gözlerin
Sunduğu sevinçlerle o eşsiz bahar günü
Yemyeşil bir adaktı, bir murattı gözlerin.
Acılar uzaklarda, mutluluklarsa yakın
Bir kaç saat içinde kaç yıldı yaşattığın
Gözlerime sevgiyle bakarken, bana aşkın
Ölümsüz olduğunu hatırlattı gözlerin.
İçimde tek sen vardın, düşüncemde yalnız sen
Birbirimizden uzak yaşadığımız o
en güzel yıllarımızı elemle düşünürken
Hem ağladı sessizce, hem ağlattı gözlerin.


Ü. Y. O.

7 Kasım 2010 Pazar

AŞKTI O



Aşktı o! Değiştiren tüm gecelerimi
Aşktı o! Beni durup yenileyen
Oydu, duygulu yapan hoyrat ellerimi
Oydu, dolu dizgin gidişime dur diyen

Bir bıçağın keskin yüzünde kan lekesiydim
Aşktı yine beni yıkayan, arıtan su
Böyle ak pak olacağımı bilir miydim?
İçimde açmasaydı o sevmek duygusu

Ben bir tutsağım şimdi sevgiye, gönüllü
Çözmeyin ellerimi, zincirlerim kalsın
Görsün prangalarım o doğacak günü

Ve bu dünyaya aşk dolu şiirlerim kalsın
Seninle her yerde güzel, her zaman yeni
İstemem, sensiz hatırlamasınlar beni.


Ü. Y. O.

AŞK ÇİZGİSİ



Bütün yollar aşktan geçiyor, görüyor musun?
Bir aşk çizgisi var her şeyden öte
O çizgiden başka bütün çizgiler
Aşkı tüketmede

Kimi dik çizgilerin kimi paralel
Eğri büğrüsü, düzgünü, kalını, incesi
Ve bir gün sarıyor bütün çizgileri
Ölüm çizgisi

Bense hep seni çiziyorum kağıtlara, duvarlara
Yeşillerle, morlarla, mavilerle
Resmini yapıp adını yazıyorum
Renk renk çizgilerle

Tut ki iki noktayız birbirinden uzak
Bir çizgiyle aramızı birleştiriyorum
Sonra bir ev yaparak çizgilerden
İçine seni yerleştiriyorum

Başlıyoruz geometrik yaşamlara
Nokta nokta, şekil şekil
Ve bir tek çizgi oluyoruz seninle, mutlu
Öbür çizgiler umurumuzda değil

Her düşünce aşka teğet geçiyor
Tanığı çizgiler var olduğumuzun
Bir aşk çizgisi var her şeyden önce
Bütün yollar aşktan geçiyor, görüyor musun?


Ü. Y. O.

Ben Kim Oluyorum?

Fotoğrafım
Antalya, Akdeniz, Türkiye
He who loves the cliff, must have wings!